4 Şubat 2013 Pazartesi

PİŞMANIM ÖLÜME KADAR-13

Kar'alayan Kübra yartaşı


Sedef evine ve yeni  yaşamına alışmaya başlamıştı. Nedendir bilinmez bu mahalleyi sevmişti. diğer evleri apartman dairesiydi ama burası bahçe içinde iki katlı bir binaydı. Üst katta ev sahibi oturuyordu. Alt katıda emekli maaşına katkısı olsun diye ucuza kiralamışlardı. 

Ev sahibi kadın öğretmenlikten emekli olmuş eşi de bir fabrikada usta başı olarak uzun yıllar çalışmış sonra da emekliliğini istemişti. Sedef'in geçirdiği kazadan dolayı ona ayrıca hassas davranıyorlardı. bir gün Sedef evi temizlerken ona yardıma gelen kadın kapıdan girer girmez konuşmaya başlamıştı. 

" Bak kızım sen benim kızımsın artık benden hiç çekinme ve bana Nuray teyze deme Nuray anne de. Ben öyle daha çok mutlu olurum. hadi bakalım başlayalım işimiz çok bugün."

Sedef kadının bu davranışına anlam verememişti. Çok mu samimiydi yoksa başka bir amacı mı vardı yakınlaşması için. “Zamanla anlarım” diyerek işine başladı. Önce zaten evde bulunan ama aylardır yıkanmayan perdeleri çıkardılar. Nuray o perdeleri kendi evinde yıkamaya götürdüğünde sedef de camları silmeye başlamıştı. 

Perdeler yıkanıp asılana kadar camlar duvarlar tertemiz olmuştu. Çiçek gibi kokuyordu. Nuray perdeleri getirmeden önce çekyatları ve yerleri de güzelce temizlediler. 

Yerde eski bir halı duruyordu. Eski kiracı götürmeye layık görmemiş ve biri belki kullanır diye bırakmıştı. Sedef ve kocasının durumu da iyi olmadığı için atmamışlardı. Temizlenince rengi biraz daha açılmıştı ama yine de halı ben eskiyim diye bağırıyordu. Perdeleri de astıktan sonra işin çok büyük kısmı bitmişti.

“Mutfaktaki dolapları ben sonra yaparım Nuray teyze ayy pardon Nuray anne sen zahmet etme zaten mahcubum yordum seni”

“Hiç olur mu kızım beraber yapalım işte ne zahmeti”

“Yok olmaz gerçekten ben yaparım.”

“Peki kızım sen bilirsin ama bir şey olursa bana haber ver çekinme tamam mı?”

“Tamam tamam merak etme ellerine sağlık Allah razı olsun sen olmasan bu kadar da yapamazdım.”

“Ne demek kızım hadi kocana da selam söyle ben de artık eve çıkayım benim herif huysuzlanmasın karnı acıkmıştır.”

Sedef bu cümleden sonra kendini zor tuttu. Kadın gittikten sonra kapıyı kapatıp gülmeye başladı.
“ Kadın kocasına herif dedi yaa şaka gibi”

İşlerini yapmaya devam ederken aklına geldikçe gülüyordu. Bu zamana kadar kimseden duymamıştı. Annesi hiç babasına herif dememişti. Kendisi de kocasına herif yerine aşkım balım bir tanem demeyi tercih ederdi. O an aklına başka bir şey geldi daha çok gülmeye başladı.

“Dur ben bunu bir ara yapayım” dedikten sonra devam etti işine.

Akşam kocası gelene kadar kendini kaptırıp tüm evi temizlemişti. Zaman nasılda hızlı geçmişti ve kapı çalınıyordu. Koşarak kapıyı açıp gelen kocasını karşıladı. Kocaman bir gülümseme karşısında kocası da kayıtsız duramadı ve ona sıkı sıkı sarıldı.

“Hoş geldin hayatım ama yaa ben farketmemişim tüm gün evi temizledim yemek yapmayı unuttuuumm.”

Yine yaramaz çocuk edasına bürünen Sedef kocasının gözüne o kadar şirin görünüyordu ki bırak kızmayı sanki yemek yapmamasına mutlu bile olmuş havasındaydı.

Sedef üzülmesin diye hınzırca gülüp “Zaten bende yemek yapsan bile yemeyecektim ki. Bugün prensin sana sarayında ziyafet verecek. Sende en güzel balo kıyafetlerini giyinip prensinin masasını onurlandıracaksın :) ”

Sedef romantik kocası karşısında eriyip bitmişti. “ Tamam o zaman ben prensime gerekli malzemeleri hazırlayıp giyinmeye gideyim olur mu?”

“Eveet olur ama istersen burada oturup tatlı sohbetini bana bahşedebilirsin. Bu beni çok mutlu eder prensesim”

“Immm.. Bilmiyorum ne desem ki? Neyse madem o kadar çok istiyorsun durayım bari küçük prens :)”

“oyyyy sevimli karım beniiimmm sen bi tanesin çok seviyorum bu çocuksu hallerini. Bana rol yapmanı çok çok seviyorum. Sanki biz birer çocuğuz ve sen bizim eve gelmişsin evcilik oynuyoruz. Ben koca olmuşum sende benim karımsın. Ama korkuyorum ya daha bizim oyunumuz bitmeden annen seni alıp götürürse? Götürmesin tamam mı meleğim sen hep bizim evimizde kal gitme…”

“Duygusal kocam benimm tamam annem gitse bil ben sizin evin kızı olurum hep senle evcilik oynarız hatta belki sen baba olursun ben de anne.”

Sedef bu cümleyi tamamen bilinçsizce kurmuştu. Aslında aklında anne olmak falan yoktu. Nerden çıktı bu cümle bir anda anlamadı ama toparlamaya çalışmadı da.

Kocası da en az Sedef kadar şaşkındı. Evlilikleri boyunca çocuk kelimesi hiç konuşmalarına dahil olmamıştı. Bu konu hiç gündeme gelmemişti. O da Sedef’i sıkıştırmamak için bu konuda yorum yapmadı sadece durgun ama mutlu bir bakış attı karısına sonra hemen neşeli haline dönerek

 “ Evet prenses hazretleri size menüyü sıralıyorum. En taze sebzelerden ve taze yumurtadan yapılmış mükemmel kokulu bir menemen, yanında az önce ev sahibinin kapıda elime tutuşturduğu taze peynir, içecek olarak da tavşankanı demlenmiş çay. Nasıl beğendiniz mi? Ağız tadınıza uygun mu?”

“Şaşkın kocam aman pardon prensim bu mevsimde taze sebzeyi hele de taze domatesi nerden buldun da bana taze sebze diyorsun :) Bunu göz önüne almazsak evet uygun bana diyetimi bozmaz yani yiyebilirim.”

“Aman be Sedef’iiiiiim bozmasan olmaz değil mi yaa nasılda havaya girmiştim. Al işte tüm hevesim kaçtı. Hıh yapmıyorum taze sebzelerle menemen falan küstüm…”

“Oyy kırılgan prensiiim tamam hatamı affettirmek için bende sana yardım ediyorum. Nolur affet yaramaz prensesi. Al bakalım önce şu önlüğü tak önüne bir şey sıçramasın. Sonra yıkaması zor oluyor.”

Uzun zamandır bu kadar mutlu bir yemek yememişlerdi. Hazırlarken ayrı mutlulardı yerken ayrı. Yedikleri kuru ekmek bile olsa şuan fark etmezdi. Gönülleri sevgiyle bu kadar doyarken karın aç olsa da umursanacak kadar olmazdı.
Gece yattıklarına Sedef kocasına sarılıp uykunu kollarına kendini bırakmadan önce düşündü. Uzun zamandır şükretmiyordu. Allah’a her zaman her şey için şükrünü eksik etmeyen Sedef çok uzun zamandır bunu ihmal etmişti. Bu gece yeni bir başlangıç için en uygun zamandı.

“Allah’ım beni yarattığın için bana böyle bir eş nasip ettiğin beni unutmadığın bana musibetlerle ve ardından verdiğin rahmetlerle kendini hatırlattığın için sana sonsuz şükür olsun.”


4 Değerli Düşünce:

deeptone dedi ki...

:))))) eeee herşey iyi gidiyo yau şanslı bu çift yau.

kar tanesi dedi ki...

şans mı yoksa sevginin büyüklüğü mü bak onlarda çok zor günler geçirdi ama ayaktalar :))

melek bahar dedi ki...

Allah sevenleri böyle sınıyor acaba gerçek bir sevgi mi değil mi diye
Gerçekse kaldıkları yerden daha güçlü devam ediyorlar
değilse yıkılıp, dağılıyorlar...

kar tanesi dedi ki...

Sallantılar devam ediyor bakalım neler olacak meleğim... söylediklerinde gercekten cok haklısın

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review