28 Ağustos 2013 Çarşamba

İngiltere, Hastane ve Dikmen Vadisi

Kar'alayan Kübra yartaşı 6 Değerli Düşünce
Ankara_Dikmen Vadisi 
Fotoğrafın çekimi_Kartanesi

Merhabalar efendim Polyanna'nın mutluluğu üzerinize olsun :)

Benim yine geleneksel yoğun günlerimin bilmem kaçıncı devirini yaşadım son günlerde. Bu sebeple ne blogumda yazabildim ne de takipte olduğum blogları okuyabildim, resmen kendimi eksik hissediyorum :)

Bir kaç hafta içinde ablam yurt dışında mastır amaçlı İngiltere yollarına düşecek bu yüzden onun belgeleri, vize işlemleri, pasaport vs. kağıt işlerini halletmek için Ankara'ya gittik. Hallettik de çok şükür fazla aksilik çıkmadı. Ama bu vize başvurusu için gittiğimiz kurumun insanlara olan acımasız tutumu beni az daha hastanelik ediyordu. Koca bir binayı ele geçirmişler, aslında biraz apartmandan bozma bir yerdi. Her neyse binaya girmek ayrı sıkıntı içeride durmak ayrı bir sıkıntı. İçeride öyle değişik bir koku vardı kusacaktım. Ablamı bir kapıdan içeri aldılar beni dışarıda bıraktılar. Orada bekliyordum biri geldi burada beklemek yasak lütfen dışarı çıkın dedi. Bir şey demeden çıktım bahçede bekliyordum sonra aklıma geldi bahçeninde dışına çıktım iyi ki de çıkmışım benim ardımdan gelen bir kaç kişi binanın gölgesinde beklemek istedi ama onlar da uyarı aldı. Neymiş efendim Kameralar devamlı çekiyormuş orada durmakta yasakmış. Hayır yani çekse ne olacak sanki binayı bombalayacağız. Aslında aklıma gelmedi değil :) Polis olan bir arkadaş aracılığıyla ses bombası alıp salacan içeri bak o zaman süper eğlenirdim :) 

Saatlerce onlar yüzünden güneş altında bekledim fenalık geçirecektim. O kadar beklemek kötü gibi görünse de bol bol gözlem yapmama güzel bir fırsat oldu. birileri vardı evleneceklermiş. Erkek İngiltere'de yaşıyormuş kız da onun yanında kalmak için vize çıkartmaya çalışıyordu. ellerinde bir tomar kağıt vardı. Konuşmalarından anladığım kadarıyla bol bol ülke gezmişler. Ne hoş çok özendim onlara. Kız hem çok bilgili hem de çok bakımlıydı. Erkeğin yaşının küçük olmasına şaşırmıştım ama böyle bir kızı kaçırmamak için hemen evlenmek istediğini sonradan daha iyi anladım..


Söylemiştim daha önceden masal perisi ile eve çıktık ama maalesef araya tatil girince bir türlü eşyalarımızı yerleştiremedik. Evi bir gören olsa bizim hakkımızda çokta iyi şeyler düşünmezdi :) Biraz eşyalarımı yerleştirdim evi adam ettik diyebiliriz. Henüz İnternet bağlantısı olmadığı için bloga girmekte mümkün olmadı. 



Olaylar böyle devam ederken amcamın kötü haberi geldi. Hastaneye kaldırmışlar. Kalpten anjiyo yapıldı. Anjiyonun sonucuna göre de kalp ameliyatı olacağı ya da olmayacağı belli olacak. Kalp için üzülürken böbreklerinin de çalışmasının yetersiz olduğu anlaşıldı ve şimdi artık devamlı diyalize giriyor. Yani sağlık bakımından bizi baya üzdü amcamın durumu...


Kısa zamanda çok çeşitli olaylar yaşadım. Hayat o kadar hızlı ve garip geçiyor ki bazen yetişemediğimi hissediyorum. 



Ankara'da geçirdiğim zaman içerisinde en çok huzurlu hissettiğim anlardan birine dair bir fotoğraf yayınlıyorum. Herkese tavsiye ederim Dikmen Vadisine gidin ve tepedeki cafede bir bardakta olsa çay için. İnsan o manzara karşısında tüm dertlerini unutuyor. Bitmesin dediğim anlardan biri olmayı başardı bu deneyim. :) Aaa unutmadan eğer nargileden anlarım diyorsanız sakın o cafede nargile içmeyin hiç memnun kalmayacağınıza garanti verebiliirim. Bu da ufacık bir dipnot olsun :)

Sevgiyle kalın ...

Ankara_Dikmen Vadisi 
Fotoğrafın çekimi_Kartanesi

22 Ağustos 2013 Perşembe

Sararmış Defterden Sahipsiz Mektuplar-2

Kar'alayan Kübra yartaşı 6 Değerli Düşünce


Birinci mektupta da bahsettiğim gibi seneler evvel karalamıştım bu satırları ve yeni yeni açıyorum o satırların derinliklerini... Bir mayıs akşamında yazdığım işte bir başka mektup...

Mektupta bahsi geçen şarkı Düş Sokağı Sakinlerinin Hüzün Kovan Kuşu'dur...




21 Ağustos 2013 Çarşamba

Sararmış Defterden Sahipsiz Mektuplar-1

Kar'alayan Kübra yartaşı 6 Değerli Düşünce


        Hani olur ya herkes zaman zaman gelecekte 

birlikte olacağı kişiye mektuplar yazar ya da hayalinde 

onunla konuşur. 

Ona içini döker, dertleşir. Planlar kurar kendi halinde, 
onunla daha tanışmadığı halde. 

        Bende bir zamanlar böyle şeyler yapmışım.

 (elime yeni geçen ve üstünden çook zaman geçtiği için unuttuğum bir defterimden gördüm de hatırladım). 

İşte o mektuplardan bir tanesi…





20 Ağustos 2013 Salı

Eskilerden En Sevdiklerim

Kar'alayan Kübra yartaşı 2 Değerli Düşünce
Bugün deli gibi yazasım var ama elimi kolumu bağlayan sebepler var. İçimdekileri dökmek için kendimi zor tutuyorum ama boş da oturamadım bir türlü. 

En iyisi blogumda yayınladığım ve öz evladım gibi içime sinen yazılardan bir karma yapayım dedim. Hem böylelikle blogumu yeni takibe alanlar da okumak isterlerse bir fırsat olur :)

 Sevgiyle kalın ve hep mutlu olun :)



★ ... Ellerindi tutunacak
 dalım, dilinden dökülenlerdi 
sakladığım incilerim. Bastığın topraktı benim sonum...

Varlığın benim neşem, yokluğun kâbuslarım,  
gözyaşın kıyametler koparan kar tanesi yüreğimde... 

(Yüz görümlüğüm adlı şiirin devamı bu linkte)



------------------------------------------------------



... Bunalmana şükret bal köpüğüm bunlar taze mutlulukların haberci güvercini.

 Gönlünün her sıkışması bir bebeğin doğum sancısı kadar masum. O bebek doğunca her şey daha güzel olacak.

 BEKLE!

... güneşin ufukta belirip aydınlatacak ...

( Bekle adlı şiirimin devamı bu linkte)



----------------------------------------------






...Çocuk sesleri duyuyorum parmaklarımda, 
gözlerimle avuçluyorum seni, bakışlarım tadıyor özlemin soğuğunu, nefesim kokluyor seni sevişleri  her şey çok bulandı kafamda herkes kaçışıyor...
 ve ben 
..galiba kendim oluyorum..

( En şizofren adlı şiirim bu linkte)







-----------------------------------------------------------



★.... Avuçların cennet bahçemin şelalesi, yürüyorum huzurun doruklarında...

Rengarenk balonlar yağıyor gökyüzümden gözlerine...

(Seçilmiş insanlara adlı şiirimin devamı bu linkte)








-------------------------------------------------------





...Hayaller… 

Hayaller ki; can suyumuz… 

Hayallerim ki; sen… Sen ki; can suyum…

(Sen ki; can suyum adlı şiirimin devamı bu linkte)










 ★ BANA BU SATIRLARI YAZDIRANLARA SONSUZ TEŞEKKÜRLER... 

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Heyecanlıyımm :)

Kar'alayan Kübra yartaşı 8 Değerli Düşünce
İçimde tarif edilemez güzel bir heyecan var bugünlerde, güzel bir şeylerin olması için yüreğim her daim dua halinde :)

Umarım aklımdan geçenler gerçekleşir ve size güzel haberleri veririm :)

Mutlu kalın :)


18 Ağustos 2013 Pazar

...Sonra açtım gözlerimi

Kar'alayan Kübra yartaşı 9 Değerli Düşünce



.....Sonra kurban olduğum ellerini çektin gözlerimden "Bak" dedin "Bak bu ev bizim, seninle benim.." Ben bir çığlık atarak kocaman açtım gözlerimi. Sana dönüp dünyadaki en mükemmel insan olduğu söyledim. Kocaman sarıldık. 


Sen evimizi gezdirmeye başladın. 

Sağda mutfak vardı ilk oraya girdik. Dolaplar açık renk masamız şirin bir pembeydi. Masa örtümüz duvarlarımız halımız öyle güzeldi ki sanki sen benim rüyalarımı görmüşsün hepsini almışsın gibiydi. Ömrümüz yaz sıcaklığında geçsin diye içimi ısıtacak eşyalarla doldurmuştun yuvamızı... 

Balkonumuzda akşamları oturalım diye yaptığın köşe kalbime kurduğun taht gibiydi. Ben otururken üşürsem örterim diye battaniye bile koymuştun kenara. Saksılarda renkli çiçekler bana gülümserken ellerim ellerini sıkıyordu beni hiç bırakma dercesine... 


Mutfaktan çıktık. Salona girdik. Kocaman pencerelerle aydınlık salonumuza... Açık camdan hafif esen rüzgar çiçekli fon perdelerin arasında bembeyaz tülümüzü uçuşturuyordu. Aynı sen severken benim saçlarımla uçuşan yüreğim gibi... Koltuklarımız, renkli kırlentlerimiz, sehpamız masamız.. Her şey rüya gibiydi. 


Zaman aynı filmlerdeki gibi yavaşlamıştı. Ağır ağır bakışlarla gezdim evimizi. Her bir ayrıntıyı içime işlercesine. Kulağımda Sezen Aksu şarkıları çalmaya başladı. Gözlerim doldu. Sana baktım. Gülüşün gülümsetti ama aktı yaşlar yanaklarıma doğru. Sarıldım sana kalbim hızlı hızlı atarken şükrettim Allah'a seni bana verdiği için. 


Salondan çıkınca şirin bir koridora geçtik iki yana koyduğun çiçeklerle cennet yolunu yaşattın bana. Çiçekli yolların sonunda odamız vardı. 

En özelimiz... 
Bana cenneti vaad ettin.. Vaad ettiğini de verdin. 


Açtım kapıyı girdim mabedimize. Hayalimdeki gibi bembeyazdı. Göz kamaştırıcı beyazlıkla parladı gözlerimiz. Hüzünlüyken sana sarılıp ağlaya ağlaya, mutluluklarımda kollarında hayal kurarak uykuya dalacağım yatak, odamızın baş tacıydı. 


Öyle bir asil duruyordu ki Mabedimdeki hükümdar, her şeyin güzel olacağını söylüyordu adeta. Örtüler, aynalar, halı, perdeler her şey pamuk şeker tadındaydı. Banyomuzda küçük renkli sabunlar, ve her yerde kokulu mumlar... 

Tam kalbimden vurmuştun beni. Sana tekrar tekrar aşık oldum. Sen benim kazana düşen masum bitterimdin...

...Sonra kurban olduğun gözlerimi açtım, saat sabahın yedisiydi ve Sezen Aksu şarkısı hâlâ çalan alarmımla kulağımda...

Hediye gibi geldin hoşgeldin... Seyirlik değil ömürlük  

olsun...Dilerim bu defa bu son olsun... Seyirlik değil ömürlük 

olsun bir yastıkta nasip olsun... Gel koynuma gel oyunuma gel


Akşam gözlü esmer…

16 Ağustos 2013 Cuma

DJ KARTANESİ VOL-2

Kar'alayan Kübra yartaşı 6 Değerli Düşünce

Merhabalar efendim... :)

Bugün pek fazla bir şey yazmayacağım. Canım djlik yapmak istedi :) Bu sefer her şarkı için en çok beğendiğim sözünü de yazmak istiyorum. Aynı şarkıda sizin için özel bir yer varsa ben de bilmek isterim kiii :) 


Deniz üstü köpürür hey canım rinnan nay rinna rinna nay


Kayığa binsem götürür hey canım hey

Benim de şu cihana gelişim hey canım rinna nay rinna

 rinna nay


Bir güzelden ötürü hey canım heyy


------------------------------------------------


Yitti, yetti o günler, bana yetti 

Çok, çok da mutlu etti 
Birdi, bende yerin ah 
Tekti 
Bir çocuk bende tükendi! 

------------------------------




Oof sen altın kalpli bir adamsın


Üzülme üzülürüm, kıyamam sana

Bilirsin kötü söz diyemem sana

Ben düşler ülkesinin gelgit akıllısıyım

Ayrılık hakikaten sonradan koydu bana

--------------------------------------------




Sen Aşkları Boşver Dostluğa İçelim


Gel Masamıza Geçelim

Mezelerimizi De Seçelim

Her Zaman Olduğu Gibi Bu Gecede Biz Bize İçelim

Şarkımızı Açalım

Bizi Sevenlerde Olmasın Bu Gece De Yastıkla Yatalım

----------------------------------------------





Unuttun mu kurduğumuz o düşleri?

Göz göze,diz dize o hoş sohbetleri
Kaç mevsim yolunu bekledim
Sarardım,nazına hasretim


15 Ağustos 2013 Perşembe

DUYURU YARIŞMA

Kar'alayan Kübra yartaşı 0 Değerli Düşünce
Güzel bir yaz mevsimi bizi kışın kollarına emanet edip giderken baykuşun notları blogunun sahibinin aklına bir fikir getirmiş. Bir fotoğraf yarışması. Diğer yarışma ve etkinliklerden daha farklı ve eğlenceli, çekişmeli bir kurgu olmuş. Ben beğendim duyurmak istedim hatta bir de katıldım bakalım sonuç ne olacak :)

İşte o link. TIK TIK

HEDİYELERDE İŞTE BUNLAR :)

14 AĞUSTOS..Mazideki kara gün...

Kar'alayan Kübra yartaşı 18 Değerli Düşünce

İnsan hem hüzünlü hem de mutlu olabilirmiş bunu gördüm bugün bir kez daha...





14 AĞUSTOS 2009 ! Kara gün... Mazimizdeki  berbat hatıra... 

Bir Cuma sabahı... Güzel uyanılmış, planlar yapılmış... 15 kuzen birleşip AVM ye gidecek ve orada gününü güzel geçirecek... Kahvaltı yapılmış evde toplanılmış ve yola çıkılmış... Eşsiz güzellikte bir gün... Yaşları birbirine yakın 15 kuzenin ilk kez bowling oynayışı, ilk kez bu kadar içten eğlenişi...Ve son kez...

Çekişmeli geçen bir oyun.. Yenilse de üzülmeyen bir taraf ve galibiyetiyle övünen diğer bir taraf.. Her iki grupta mutlu, çünkü ortada sevgi var paylaşım var... Akşama kadar doya doya eğlence ama sonu kara bir olay... 15 kişinin en çok sevileni... Akrabalar içinde en çok bağıra basılan evlat... Ailemizin yetimi...

AVM den çıkıp eve giderken amansız bir kaza... Ve bir kaç dakika içinde bir can veriş... Meğer azrail o gün bizimleymiş.. Her kahkahamız biraz daha sona yaklaşımmış... 

Yakışıklımız, yetimimiz aynı babasının kaderiyle bir şekilde trafik kazası sonucunda bize veda etti... Geriye ölümünden yarım saat önce çekilen videolarımız kaldı... Onun gülüşü bambaşkaydı. Kahkaha bile atsa hep buruktu. O babasızdı. 4 yaşında evin erkeği annesinin ve 40 günlük kız kardeşinin başında tek erkekti. 16 yaşında oda babasının yanına gitti. Çok özlerdi babasını fotoğrafını yanından ayırmaz birine kızınca babasına şikayet ederdi. "Keşke benimde babam yaşasaydı" derdi. O'da gitti...

4 yıl oldu o olmadan geçen 4 yıl... Cenazedeyken bir daha hiç gülmeyeceğimizi sanardık öyle olmuyormuş... 

14 AĞUSTOS 2012... Kara günde gelen mutlu haber... Zorlu geçen bir hamilelik sonrası güzel bir doğum ve dünyaya açılan bir çift göz... Adeta bize gönderilen bir teselli armağanı. Hepimizin nefret ettiği bu güne özel bir armağan...

Ve bu gün 14 AĞUSTOS 2013.... O küçük minicik bebeğin doğum günü... 

Hepimiz ölen kuzenimizden konuşup ağlama noktasına gelmişken o minik güzellik öyle bir şey yaptı ki bize bir kez daha hatırlattı kendisinin armağan olduğunu. Hepimize ayrı ayrı bakıp gülümsedi. Aslında her şeyden habersiz ama sanki haberdar gibiydi... Masmavi gözlerinden ışık saçarak bugün 1 yaşına girdi. İlk kez bir 14 ağustos böyle geçti... 

Hem hüzün hem mutluluk... RABB'im sen ne büyüksün...

------------------------------------------------------------------
Bu blogu açtığımda ilk yazımı da onun için yazmıştım... Ve bugün ilk kez bir postu okumadan yayınlayacağım çünkü hiç bir  satırını değiştirmek istemiyorum. İlk kez burayı tam anlamıyla bir iç döküş için kullandım... Okuyan kişilerden ricam eğer müsaitseniz Bir fatiha okur musunuz kuzenim için... ALLAH razı olsun hepimizden....  


14 Ağustos 2013 Çarşamba

DUYURU ÇEKİLİŞ

Kar'alayan Kübra yartaşı 4 Değerli Düşünce
Güzel bir çekiliş  var duyurmadan edemedim. Katılın. Yada katılmayın ki benim şansım artsın :))


Rüyadaki kız bebek, İlginç bebek isimleri

Kar'alayan Kübra yartaşı 4 Değerli Düşünce

Selamlar efendimm gece şerifleriniz hayır olsun :) >böyle bir ifade var mı bilmiyorum ama artık var<

Ramazan'ı yeni atlattığımız şu günlerde benim uyku düzenim hâlâ kendine gelemedi. Vücudum kendini Ramazanda sanıyor sahur saatine kadar uyumayıp sabaha karşı uykuya geçiyor. Gündüz geç uyanmamdan dolayı bende buna zemin hazırlıyorum binevii. 

Neyyseeee işte dün yine böyle uykum gelmedi yatakta dönüp dururken bari biraz oyun oynayayım dedim aldım elime telefonu başladım oynamaya ama maalesef oyundaki canlarım çabuk bitti ben yine boş kaldım. Bloglarda dolanayım bakayım kim ne yapıyor dedim işte öyle gezerken bebeklerle ilgili bir yazı gördüm okuyunca çok etkilenmiş olacağım ki bir önceki gün rüyamda gördüğüm sarı saçlı boncuk gibi bir güzellik geldi aklıma. Biraz onu düşündüm acaba öyle bir bebek var mıdır yoksa sadece rüyalarda mı görülür onun gibi bir masumiyet? 

Hınzırca beynime giren bir fikirle google görsellerde rüyamdaki kızı aramaya başladım :) >şuan çok zeki olduğumu söylüyorsunuz biliyorum hihihihi< Google'ı bıktırana kadar arama yerine bir sürü şey yazdım. "Rüyadaki bebek" , " Sarı saçlı güzel bebekler" , "Sarı kız bebekler" , "Rüyadaki sarı saçlı bebek" vs....

Tüm bu çabalarım işe yaradı mı ?

Tabiiki hayır. Bulamadım maalesef. Aksine bir de o bebeklere bakarken benim rüyada gördüğüm bebeğin yüzünü unutmaya başladım. Yani bu google hem aradığımı vermedi hem de benim güzel bebeğimin siluetini de çaldı benden hııh !

Ben böyle avare avare dolaşırken bebek isimlerinin olduğu bir siteye girmiş bulundum. Merak ettim acaba nasıl isim koyuyor millet çocuğuna dedim bakmaya başladım. Allah'ımm bazı isimler o kadar hoş ki ama bazı isimler de çocuğa koymayı bırak evcil hayvana koysan gülesin gelir söylerken :)

Beğendiklerimden bir kaç tane paylaşmak istiyorum ama nedense içimden daha çok o komik olanları paylaşmak geçiyor :)O sitenin adını vererek reklam yapmayacağım ama oradan biraz (ç)alıntı yapacağım :) 

İşte O  isimler: 

Benim beğendiklerim :

* YAREN (kız): Dost;arkadaş.

* EVA (kız): Havva: Yaratılan ilk kadın.

* ASEL (kız): Cennetteki bal ırmağı.

* ELYESA (erkek): Peygamber adı.

* KAYRA (erkek): Birinden gelen büyük iyilik.

* FEZA (erkek): Uzay boşluğu.

Bana komik gelen isimler:

* BAKANAY: Gökyüzünde duran ay, açık seçik Erkek ve kadın 

adı olarak kullanılır.

* BALK: Şimşek.

* BARAK: Oğuzların Bayat boyuna mensup bir oymak.


* BAYDIR: Güçlü kuvvetli. 


* ABAZA: KaraçayÇerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman 

bir halk Abaza Hasan Paşa, Os­manlı vezirlerinden.


* ACABAY: Amca, ağabey.


* ABUŞKA: Koca, zevc, yaşlı erkek.


* ABIŞKA NOYAN: İlhanlı komutan.


*AHFEŞ:  Küçük gözlü, zayıf bakışlı.

---------------------------------------------------------------------------------
dipnot: Bu paylaştıklarım çok küçük bir kısım aslında dün daha çok görmüştüm. Bir de bu isimlerin hepsi erkek bebeklere 
koyuluyormuş. Çok merak ediyorum hangi anne baba oğluna abaza ismini koyar :)) 



10 Ağustos 2013 Cumartesi

EV İÇİ / DIŞI TASARIMLAR-1

Kar'alayan Kübra yartaşı 12 Değerli Düşünce
Güzel bir bayramın son gününden herkese kucak dolusu sevgiler.. :)

Bir süredir yaptığım gözlemler sonucunda bloglarda makyaj ve kitap tanıtımları çok ön planda ve bana yavaştan yavaştan gınaa gelmeye başladı. Farklı bir şeyler yapmak istedim ve belki evine değişik tasarımlar almak yada yaptırmak isteyen olur diye bir kaç tasarım paylaşmak istedim. Bunların kimisi evde artık malzemelerle kendimizin de kolayca yapabileceği şeyler ama bazıları için de ustalık gerekiyor. 

Unutmayalım ki ufak dokunuşlarla hayatımızı daha renkli hale getirebiliriz.



&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&


&



MUTLU KALIN :)

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review