18 Ağustos 2013 Pazar

...Sonra açtım gözlerimi

Kar'alayan Kübra yartaşı



.....Sonra kurban olduğum ellerini çektin gözlerimden "Bak" dedin "Bak bu ev bizim, seninle benim.." Ben bir çığlık atarak kocaman açtım gözlerimi. Sana dönüp dünyadaki en mükemmel insan olduğu söyledim. Kocaman sarıldık. 


Sen evimizi gezdirmeye başladın. 

Sağda mutfak vardı ilk oraya girdik. Dolaplar açık renk masamız şirin bir pembeydi. Masa örtümüz duvarlarımız halımız öyle güzeldi ki sanki sen benim rüyalarımı görmüşsün hepsini almışsın gibiydi. Ömrümüz yaz sıcaklığında geçsin diye içimi ısıtacak eşyalarla doldurmuştun yuvamızı... 

Balkonumuzda akşamları oturalım diye yaptığın köşe kalbime kurduğun taht gibiydi. Ben otururken üşürsem örterim diye battaniye bile koymuştun kenara. Saksılarda renkli çiçekler bana gülümserken ellerim ellerini sıkıyordu beni hiç bırakma dercesine... 


Mutfaktan çıktık. Salona girdik. Kocaman pencerelerle aydınlık salonumuza... Açık camdan hafif esen rüzgar çiçekli fon perdelerin arasında bembeyaz tülümüzü uçuşturuyordu. Aynı sen severken benim saçlarımla uçuşan yüreğim gibi... Koltuklarımız, renkli kırlentlerimiz, sehpamız masamız.. Her şey rüya gibiydi. 


Zaman aynı filmlerdeki gibi yavaşlamıştı. Ağır ağır bakışlarla gezdim evimizi. Her bir ayrıntıyı içime işlercesine. Kulağımda Sezen Aksu şarkıları çalmaya başladı. Gözlerim doldu. Sana baktım. Gülüşün gülümsetti ama aktı yaşlar yanaklarıma doğru. Sarıldım sana kalbim hızlı hızlı atarken şükrettim Allah'a seni bana verdiği için. 


Salondan çıkınca şirin bir koridora geçtik iki yana koyduğun çiçeklerle cennet yolunu yaşattın bana. Çiçekli yolların sonunda odamız vardı. 

En özelimiz... 
Bana cenneti vaad ettin.. Vaad ettiğini de verdin. 


Açtım kapıyı girdim mabedimize. Hayalimdeki gibi bembeyazdı. Göz kamaştırıcı beyazlıkla parladı gözlerimiz. Hüzünlüyken sana sarılıp ağlaya ağlaya, mutluluklarımda kollarında hayal kurarak uykuya dalacağım yatak, odamızın baş tacıydı. 


Öyle bir asil duruyordu ki Mabedimdeki hükümdar, her şeyin güzel olacağını söylüyordu adeta. Örtüler, aynalar, halı, perdeler her şey pamuk şeker tadındaydı. Banyomuzda küçük renkli sabunlar, ve her yerde kokulu mumlar... 

Tam kalbimden vurmuştun beni. Sana tekrar tekrar aşık oldum. Sen benim kazana düşen masum bitterimdin...

...Sonra kurban olduğun gözlerimi açtım, saat sabahın yedisiydi ve Sezen Aksu şarkısı hâlâ çalan alarmımla kulağımda...

Hediye gibi geldin hoşgeldin... Seyirlik değil ömürlük  

olsun...Dilerim bu defa bu son olsun... Seyirlik değil ömürlük 

olsun bir yastıkta nasip olsun... Gel koynuma gel oyunuma gel


Akşam gözlü esmer…

9 Değerli Düşünce:

Duygu Seçer dedi ki...

Kartanem yüreğine sağlık bir solukta okuyuverdim. Dicek bir şey bulamıyorum sözün bittiği daha doğrusu sözü bitirdiğin yerdeyim :)

Kübra Yartaşı dedi ki...

Hayali bile güzel demi :) kendini bu yazıda bir yere yerleştir, eminim hikayedeki en mutlu kişi sensin :)

Duygu Seçer dedi ki...

En mutlu mu emin misin bence kendimi oraya yerleştirsem değil en mutlu kişi dünyanın hem en muhteşem hemde en şanslı kişisi olurum herhalde :)

Kübra Yartaşı dedi ki...

Aslında doğruuu. Kelimeler senin aleminde benimkinden çok daha fazla mana dolu hale geliyor :) Bu arada başladım tavsiye ettiğin diziye birinci bölüm bitti fazla hakim olamadım konuya ama giriş olarak sevdim diziyi izleyecem :)

melek bahar dedi ki...

Ayyy bitanem çook güzel :) okurken bende o evin odalarında dolaştım sanki :)

Kübra Yartaşı dedi ki...

Belki gerçek olur ve gelir gezersin bir gün :)

deeptone dedi ki...

gerçek di miiiii buuuu.
:)

Kübra Yartaşı dedi ki...

Daha degil ama gercek olsun isterimm :)

melek bahar dedi ki...

İnşaallah bitanem

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review