27 Ocak 2013 Pazar

PİŞMANIN ÖLÜME KADAR-9

Kar'alayan Kübra yartaşı

 Sedef için bir şeyler yapmak gerekiyordu ama ne ?
  İş yerinde aklı hep Sedefteydi. Bu yüzden işlerinde verimli olamıyordu.
Acaba sedef şimdi evde ne yapıyordu?
Komşuların onu kontrol etmeye gelmesine de çok bozulmuştu, bu yüzden bunu tekrar deneyemezdi. En iyisi doktoru eve götürmekti. Ama doktor diyince de kızıyordu.
“Çaresizlik bu olsa gerek ah Sedef”

Sedef bugün kendini daha farklı hissediyordu. Sabah uyandığından beri daha iyiydi sanki geçmiş günlere göre. Hassas zamanında olduğu için her söylenene alınıyor üzülüyordu. Dün kocasının söylediklerini tekrar düşündü. Verdiği tepkinin abartılı olduğunun farkındaydı ama oda böyle demeseydi sedef hasta mıydı sanki. Hayır gayet sağlıklı ama biraz üzgündü sadece. 

Kocasına kırgındı onu hasta olarak gördüğü için ama artık düzelme vakti gelmiş gibi hissediyordu. Önce gidip sıcak bir duş aldı kendine kahvaltı hazırlayıp her zaman içtiği gibi demli bir çay koydu. Tam kahvaltıya başlayacaktı ki uzun zamandır yemek yemediği için midesinin küçüldüğünü fark etti. Kendini yemeye zorladı ama çok az yiyebildi. Neyse buna da şükür yavaş yavaş açılacaktı. 

Bir buçuk saat süren bir kahvaltıdan sonra evi toparlamaya başladı. O kadar pislenmişti ki üç günde ancak temizlenirdi bu ev.  Bir yerinden başlamak lazımdı. Önce ortalıkta duran kirli çamaşırları toparladı onları makineye attıktan sonra. Evi süpürüp sildi. Ev biraz adam olmuştu ama yine de ince bir temizliğe ihtiyacı vardı eski haline dönmek için. Evin içinde uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştı. 

Kocasının gelme vaktine 2 saat kalmıştı. Bari bugün eve geldiğinde sıcak bir kap yemek olsun diye mutfağa geçti. Çorbayı ocağa koyduktan sonra ana yemek için malzemeleri hazırladı. O anda bir anda bir halsizlik çöktü üstüne. Salonda kanepeye uzanıp dinlenmek için salona gitti. Son zamanlarda yaşadıkları ağır gelmişti. Vücut artık tepki veriyordu. Ama biraz dinlense geçer herhalde. Çok ciddi bir şey yoktu vücudu halsiz düşmüştü sadece.
Bir yandan aklında düşünceler amaçsızca dolaşırken diğer yandan da uyku basmıştı. Biraz kestirip sonra kalkarım diye kenarda duran battaniyeyi üstüne örtüp uykuya daldı. 

Bu arada mutfakta ocaktaki çorbayı tamamen unutmuştu. Bu kadar dalgınlık başına bir gün bela açacaktı ve o gün bugündü…


 Çorba kaynaya kaynaya suyu bitmiş ve en son tencere yanmaya başlamıştı. Ocağın perdeye yakın olması da evde çıkacak yangına zemin hazırlamıştı. Bir anda perde tutuşup ev cayır cayır yanmaya başlamıştı. Sedef her şeyden habersiz salonda uyuyordu. Alevler mutfağın yarısı kaplamıştı. 

Yere düşen kıvılcımlarla halıda tutuşmuştu. Evde yangın hızla yayılırken dumanların camdan çıkmasıyla dışardan görenler durumu anlamıştı. Sedef’in evde olduğunu bilen komşuları kapıyı kırarcasına yumrukluyor ama Sedef’ten ses çıkmıyordu. Hemen kocasına haber verilmiş bir yandan da ambulans ve itfaiye aranmıştı. 

Alevler evin yarısından çoğuna yayılmıştı. Salon mutfağa ev uzak odaydı bu yüzden Sedef sadece dumandan etkilenmişti ve baygındı. Uyanmaması durumunda alevler onu da içine alacak ve bir felaket yaşanacaktı.


Kocası u haberi alır almaz beyninden vurulmuştu. 

Sedef’in son zamanlardaki yaşadığı depresyon sonucunda evi yakmış olabileceği ihtimali daha da sinirlerini bozuyordu. Yolda arabayı nasıl kullanacağını bilemedi. Ne kurallara uydu ne de hıza dikkat etti. 

Şu an tek istediği şey Sedef’e sağ salim ulaşmaktı. Bir yandan ağlıyor bir yandan da dua ediyordu.

“ Allah’ım sen Onu bana bağışla. Şimdi ayrılmak için çok erken n’olur beni ondan ayırma, onu benden alma Allah’ım. Alma nolur .. yaşamasına izin ver…”

10 Değerli Düşünce:

melek bahar dedi ki...

ama niye böyle oluyor yaaaa :(
niye herşey kötü gidiyor.
ama lütfen güzel şeyler olmaya başlasın artık.

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Önce sadece bu postu okudum nasıl yani desim ve meğer bir seriymiş diğerlerini de okudum süpersin cnmmmm

kar tanesi dedi ki...

meleğim öykünün ilk bölümünde zaten belliydi ya kötü olacagı... yoksa neden aldatsın ki Sedef kocasını ??

kar tanesi dedi ki...

çok teşekkür ederim canım begenmen beni mutlu etti. bu ilk hikayem o yüzden olumlu yorumlar beni teşvik ediyor seviniyorum :)

Sema dedi ki...

Merhaba, çok güzelmiş hikayen, hemde seri halinde yazmışsın, bana hitap eden çok şey var, kalemine sağlık:))

kar tanesi dedi ki...

merhaba canım hoşgeldin :) begenmene sevindim umarım yazılarımda kendine dair şeyler bulabilirsin. çok teşekkür ederim tekrar yorumlarını bekliyorum:)

melek bahar dedi ki...

O da doğru :( büyük konuşmamak gerekiyor ama tek yol aldatmak mı diye hep düşünmüşümdür?

kar tanesi dedi ki...

tabii ki değil meleğim eğer bir ilişkiyi istemiyorsa insan önce onu bitirip sonra başkasını yaşamalı böylesi çok daha acı verir

deeptone dedi ki...

allam ya bakalım neler olcak.
:)

kar tanesi dedi ki...

hayalgücüm sınırsız deep valla her an herşey olabilir :))

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review