28 Ocak 2013 Pazartesi

PİŞMANIM ÖLÜME KADAR-10

Kar'alayan Kübra yartaşı


O manzarayla karşılaşmak çok ağır geldi. 

Sedef’i sağlık ekipleri sedyede hareketsiz yatarken taşıyorlardı. Dumandan her yeri kapkara olmuştu.  Bakmaya doyamadığı güzel yüzünün yarısı görünüyordu ve oda simsiyahtı. Kolunun biri sedyeden aşağı sarkıyordu ve parmağındaki evlilik yüzüğü düşmek üzereydi. İlk başta parmağına tam olurken son zamanlardaki kilo verişinden sonra çok gevşemişti. Eşini biricik prensesini böyle görmek yüreğine ağırdı, çok acıydı….

Koştu hemen önce düşen yüzüğü yakaladı sonra baktı Sedef’in ay parçası yüzüne… 

Az önce yaşadığı şoku atlatamadan bir şok daha yaşadı. 

"Aman Allah’ım" diyerek kapattı yüzünü. Yere çömelip ağladı.. ağladı.. bu nasıl bir imtihandı, çok ağırdı nasıl çekilir…

Sedef’i, dünya güzeli karısı yangında yüzünün yarısını kaybetmişti…

 Bunu sedef’e nasıl söyleyecekti. Sedef bu kadar acıdan sonra nasıl kaldırırdı bunu.
 Oturduğu yerden kalkamadı. 

Komşular sakinleştirmeye çalışsada onlar ev için ağladığını zannediyor ve 
“ Cana geleceğine mala gelsin boşverin” diyorlardı.. 

Ne malı gelen cana gelmişti. Sedef’in düzelmeye dair umudu artık tamamen sönecekti.  Bunları düşündüğü için “ Acaba “ dedi birden “Acaba ben şuan sevgimden mi şüphe ediyorum. Onun yüzü güzel diye mi evlendim de şimdi bunu bu kadar büyütüyorum. Dert ediyorum. Ama.. ama hayır sevgimde eksik yok ben onun kalbini sevdim… Dünya güzelim..”

Yüzünün yarısı yansa bile ne kadar güzel ve masum diye geçirdi içinden. Kendini toparlayıp Sedef’e yardım etme vaktiydi şuan. Yapılacak tek şey her şey normalmiş gibi davranmak ve karısının güneşten güzel gülüşünü dudaklarına oturtmaktı.

Ambulansın arkasından hastaneye gitti. Sedef’e ön müdahale yapıldıktan sonra ameliyata alma kararı veren doktorlar ameliyattan önce bir açıklama yapmak istediler. 

Yavaşça yanaşıp elini omzuna koyarak “ Eşinizin durumu ağır.. duman çok etkilemiş, ciğerleri oksijensiz kalmış, nefes alamayınca beyine de oksijen gitmemiş ayrıca yüzünde de ciddi yanıklar var elimizden geleni yapacağız ama her şeye hazır olun lütfen zor bir ameliyat olacak dualarınızla eşinize yardım edin… Sabredin… Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.”

Ölmeden ölüm haberini verir gibi nasıl bir açıklamaydı bu. Zaten zor ayakta duruyordu bir de her şeye hazır olun da ne demekti. Dalga mı geçiyordu bu adam nasıl hazır olacakmış insan eşinin canının yarısını kaybetmeye. Nasıl sabredermiş. SAÇMAAA!!

Ameliyat başlayalı saatler olmasına rağmen hala ne içeriden bir ses vardı ne de giren çıkan vardı durumu öğrenebileceği. Zaman her zaman nasılda hızlı geçerdi şimdi neden duruyordu. Zaman da sevmiyordu onu. Her şey aleyhinde ilerliyor boğulma noktasına getiriyordu insanı.

Bir yandan koridorda bir yukarı bir aşağı yürüyor bir yandan da dili döndüğünce yalvarıyordu. “ Onu canımı benden alma.. Bize bir şans daha ver. Her şey senin elinde onu alma…”

Aradan 5 saat geçmişti ve bir hemşire dışarı çıktı. Kapıda hemşire görünür görünmez yanına koştu. “İçeride durum nasıl karım nasıl ameliyat başarılı mı neden kimse bana haber vermiyor kafayı yedim burada bana bir açıklama yapın Sedef’im nasıl??”

Hemşire gözlerini aşağı devirip
“Biliyorum endişelisiniz ama size şuan bilgi veremem. Birazdan doktor bey dışarı çıkıp sizinle konuşacaktır. İyi günler.” deyip koridordan sanki kaçar gibi uzaklaştı.

“Neyi biliyorsun ki sen neyi biliyorsun söylesene neyden haberin var ?
ciğerim yanıyor benim burada çim parçalanıyor. Ne var yani karın iyi o her zaman ki gibi güzel güzel gülecek, her şey eskiye dönecek desen. Ne var bana iyi haber versen.. ah Sedef’im seni çok özledim…”

Sözler ağzından çıkarken adeta gözlerinden akan yaşlarla yarışıyordu. Ama yaşlar sözlerden daha hızlıydı. Boğazında sözleri düğümleyip olanca hızıyla akıyordu gözlerinden…

Yarım saat daha böyle kâh ağlayıp kâh dua ederek volta atarken geçti. Bu sefer kapıda doktor belirdi. Ameliyattan önceki gibi yavaşça yanına gelerek başladı söze.


“Ameliyat boyunca Sedef hanımın durumu iyiydi. Ciğerlere gitmeyen oksijen beyni de etkilemişti ama sanırım bu sorunu ortadan kaldırdık. Şu anda sağlık durumu iyi bir gün kendisini uyutup sonra yavaş yavaş ilaçlarla uyandıracağız. Biliyorsunuz bir de yüzündeki yanık var… Hastanemizdeki en iyi plastik cerrah ameliyatta gereken müdahalede bulundu. 

İz kaldı mı diyeceksiniz? Maalesef evet yüzündeki yanık ileri derece bir yanıktı. İz kaldı ama estetik ameliyatlarla onunda üstesinden gelinir. Size söylemem gereken şey şu ki; eşiniz yüzünü gördüğünde şoka girme ihtimali var. Zaten son zamanlarda depresyon yaşadığını da göz önüne alırsak bu şokun yaşanması kaçınılmaz. Sizin bu durumda yapmanız gereken şey ona kendini iyi hissettirmek kendisinin hala çok değerli olduğuna onu inandırmak. ALLAH yardımcınız olsun. Birazdan ameliyattan çıkaracaklar yanına girmenize henüz izin veremem ama birkaç saat sonra duruma göre girebilirsiniz. 

Geçmiş olsun..”

4 Değerli Düşünce:

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Tik tik takipteyim begeniyle hem de

Cok sevgiler cnm

kar tanesi dedi ki...

tesekkür ederim canım iyi okumalar kocaman öpücükler :)

deeptone dedi ki...

allam ya ne hayatlar var.
:)

kar tanesi dedi ki...

halimize şükredelim deeppm :)

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review