13 Eylül 2013 Cuma

PİŞMANIM ÖLÜME KADAR- 28 ( HATIRLATMA )

Kar'alayan Kübra yartaşı


Kocasını dünyanın merkezi yapma kararından sonra her şey çok güzel olmaya başlamıştı.

Bahçeye bir fide gül diktikten sonra adeta gül bahçesine sahip olmuştu. Yıllar önce herkesten değerli tuttuğu aşkına tekrar ulaşmıştı. Silip kötü anıları huzura kavuşmuştu.


“ Biliyor musun Nuray anne unuttum her şeyi. Ne kocamla olan kötü olayları ne de… Ne de ‘Onu’ hatırlamıyorum artık. Ben yeni bir sayfa açtım. Yuvamın huzurunu yeniden tattım. Eskiden dert ettiğim şeyler vardı, yüzüm benim en büyük imtihanım derdim… Değilmiş anne… Daha büyük imtihanlar varmış. Anladım kıymetini kocamın yuvamın. O alçak Serhat’ta Allah’ından bulsun. Bir daha çıksa karşıma bakmam yüzüne tanımam geçerim.”


“Sen doğru olanı yaptın kızım. Senin boşluğundan faydalanan birine kansan zaten en büyük hata bu olacaktı. Şimdi kocanla mutlu olma zamanı. Allah’ım yuvanızın bereketini huzurunu kaçırmasın.”


“Amin Nuray annem sen benim en büyük destekçim oldun. Zor zamanımda sana koştum, senin omzunda ağladım derdimi sana anlattım deva buldum. Annem gibi oldun bana sahip çıktın.”


“Sen hem yetim hem öksüzsün kızım daha yaşın ufacık ama bir çok derdi omuzlarında taşıdın. Tabii ki sahip çıkacam bu benim görevim. Sen şimdi düşünme bunları hadi gel bir kek yapıp oturup akşam serinliğinde bahçede içelim.”


“İçelim hadi :)”


…….

“Aman Allah’ım ellerinde çiçeklerle bahçemizin kapısından giren bu yakışıklı da kim? :)”


“Buralarda bir prenses varmış diye duydum. Periler ülkesinden dünyaya bir tane gönderilmiş. Gülünce gözlerinden ışıklar saçar inciler dökermiş. Kokusu cennet bahçelerinden bir miskmiş. Bakışları alev alev yürek yakarmış. Ben onu bulmaya geldim :)”


“Deli oğlan Sedef evde dur bekle gelir şimdi bardakları almaya gitti.”


“Tamam Nuray teyzem beklerim ben Dünyalar güzeli karımı.”

Sedef elinde bardakları koyduğu tepsiyle bahçeye çıkarken gülümsüyordu. Kocasının söylediklerini duyup mutlu olmuştu.


“Duydum ki biri gelmiş Nuray anne beni arıyormuş. Güzelliğime hayran kalmış aşkımdan deliye dönmüş :)”


“İşte burada dikilen delikanlı kızım. Bir bak bakalım ne istiyormuş.”


“Çay istiyorum ne isteyecem Nuray teyzem :)”


“Haha al işte anne bizim romantizmimiz çaya kadar. Nerde deminki şair ruhlu adam”

“Oyy güzel hatunum beniimmm o şair ruh çayın içine kaçtı. Al bu çiçekleri hadi bi çay koyda içelim belki tekrar ilham gelir döktürürüm :)”


“Tamam tamam hadi ellerini yıka da gel kek de var sana kek koyayım acıkmışsındır.”


“ Tamam Sedef’im yıkayıp hemen geliyorum çok koy bak çok acıktım.”

“Deli yaa tamam tamam çok koyarım.”



Sedef, çocuk gibi koşan, Sedef’in bir dediğini iki etmeyen, etrafında pervane olan kocasının ardından bakarken bir kez daha şükretti mutluluğuna. 


Gece yarısına kadar bahçede çay içip sohbet ettikten sonra eve girip direk yatmaya geçtiler. 

Birbirlerine bakarken içleri titriyordu. İkisi de sonradan kazandıkları bu huzurun tadını çıkarıyorlardı. Birbirlerini özel hissettirmek için bir şeyler yapmaya çalışıyorlardı.


Yatağa girince eskiden sırtlarını dönüp direk uyurken şimdi birbirlerine sarılmadan tatlı tatlı muhabbet etmeden uyumak istemiyorlardı.


Liseli yeni aşıkların beş dakika daha yan yana kalabilmek için bahaneler bulduğu gibi uyumamak ve birbirlerini sevmek için bahane arıyorlardı.


“Yorgun musun hayatım.?”


Kocası, göğsünde yatan Sedef’in saçlarını okşarken cevap verdi.

“Aslında iş yerinde çok yoruluyorum. Bu müdürlük işi beni bedenen çok yormaya başladı ama insanın evinde senin gibi bir eşi olunca eve gelen yollar bile bana güzel geliyor. Senin sesini duyduğum an tüm yorgunluğum gidiyor. Kendimi senin yanında çok iyi hissediyorum. Mesela şuan sana sarılmışım. İpek saçlarını okşuyorum kokun burnumda. Bu mutluluğu bana yaşatabilecek başka bir şey yok.”


“Bende tüm gün evde tek başıma sıkılsam da senin gelme saatinde içimi ayrı bir heyecan kaplıyor. Çocuk gibi oluyorum.”


“Sen benim minik bebeğimsin çünkü canım.”


“Şeyy aslında bebek demişken ben senle bir şey konuşmak istiyorum hayatım. Ben senin minik bebeğinim ya, benim de minik bir bebeğim olsa?”


“Bir dakika bir dakika, şimdi sen bebek mi istiyorsun. Yani çocuk yani bizim çocuğumuz, ikimizin”

“Evet tatlım ikimizin bir bebeği olsa, sen evde yokken bana arkadaş, evimize yeni bir neşe mutluluk olsa.”


“ Sen ciddi misin hayatım?”

“Evet ama sen neden bu kadar şaşırdın ki?”


“Haha şaşırırım tabii ki bende sana günlerdir bunu söylemek istiyordum ama reddedersin diye çekiniyordum.”


“Gerçekten mi? Deli yaa neden çekiniyorsun. Beni anne yapacak adam seni yerim yerimm. Çok mutlu oldum hayatım çok çok mutlu oldum.”


“Dur daha büyük mutluluklar bizi bekliyor sevdiğim. Hadi uyu şimdi belki rüyamızda bebeğimiz bizi ziyarete gelir.”


“Kapattım bile gözlerimi. Uyudum ki benn canım kocam canım canımmmmm…”


“Uyu minik bebeğiim daha sen bebeksin bi de anne olacaksın nasıl olacaksan :) İyi uykular Sedef’imm”


“İyi uykular her şeyimm..”

1 Değerli Düşünce:

melek bahar dedi ki...

Mutlu sona bitsin yaa

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review