9 Mart 2013 Cumartesi

PİŞMANIN ÖLÜME KADAR-18

Kar'alayan Kübra yartaşı


Serhat Sedef’in durumunu gördükten sonra laf arasında markette çalışan başka elemanlara sorular sordu. Yangını, evli olduğunu, yaşadığı acıları var dahasını mahallede dolaşan dedikodulardan öğrendi. 

Aslında Serhat genç yakışıklı ve bir o kadar da kızlar tarafından beğenilen biriydi. İstese Sedef’in şokunu başka bir kızın kollarında unutabilirdi. Ama geceleri başını yastığa koyduğunda içinde hâlâ aynı isim yankılanıyordu.. Sedef…


Ne zaman geçmek biliyor ne de Serhat aklındakilerden kurtuluyordu.

Aradan geçen bir aydan sonra Serhat toparlanmıştı. Şoku üstünden atıp mantıklı düşünüp Sedef’ten vazgeçmişti.
Taa ki  o gün Sedef markete gelip de Serhat’a bir şey sorana kadar. Onun sesini duymasıyla birlikte içindeki kor tekrar alevlenmişti.
Onun o kadife sesi, yumuşak bakışları Serhat’ın mantığını durdurup kalbini ateşlendirmişti. 



Her şey tam düzeldi derken tekrar içindeki fırtınalara kapılıyordu. O an Sedef’in yüzündeki yara hiç de çirkin görünmedi. Yüzünün duru güzelliği tüm olumsuzlukları kapatıyordu.
Sedef ile konuşurken sesi titriyor içi eriyordu. 


O gün akşama kadar ne yaptığı işten bir şey anladı ne yemek yedi ne su içti. Dalgındı ve üzüntüyle mutluluk arası bir duygu halindeydi. Gece çare düşündü. Bunun bir çaresi olmalıydı. Eğer unutması gerekiyorsa unutmaya yol arayacaktı yoksa da her şeyi göze alıp ona duygularını anlatacaktı. 



Düşünmekten başına ağrılar girdi. Belki faydası olur diye kalkıp camı açıp temiz havayı çekti içine. Yatağa tekrar dönmeden önce bir ağrı kesici içip televizyon izlemeye karar verdi. Dizilerin tekrarı, magazin haberleri, korku filmlerinin dışında bir şey yoktu kanallarda. Pazarlama reklamlarının arasında bir reklam ilgisini çekti. Reklamın sloganı tam da aradığı cevaptı.


“ Görünüşünüz yaşamınıza engel olmasın. Gelin baştan başlayalım hayata..”


Reklamın içeriğini incelemek için internetten bir araştırma yaptı. Cerrahi müdahalelerle insanların beğenmedikleri yerlerini baştan yaptırabileceği bir kliniği tanıtıyordu.

Belki Sedef’in yüzü de bu sayede düzelirdi. Ama bunu ona ne sıfatla nasıl söyleyecekti. Onu kazanmak için çabalarken kaybetmekten korktu. “Eğer ona yakınlaşabilirsem belki ilerde anlatırım..”

O gece bir başka huzurla uyudu. Sabah erkende kalkıp en güzel kıyafetlerini giydi. Tıraş olup saçlarını yaptı. Ayrı bir neşeyle gitti işe. Hem işini yapıyor hem de kapıyı gözlüyordu. Sedef gelir gelmez yakınında dolanıp bir bahaneyle konuşacaktı. Öğleden sonra olmuş ama hala Sedef gelmemişti. Umudu azalırken bir yandan da kendini motive ediyordu. 

“ Hayır, kesin gelecek bekleyip konuşacağım.”

Aklından bunları geçirirken kapıda ay yüzlü güzel gözlü güzel bakışlı Sedef’i belirdi. Aslında hazırdı ama Serhat yine de heyecandan titremeye başladı. Sedef’in yürüdüğü reyonlarda zaten düzgün olan malları tekrar düzenlemeye çalışırken Sedef’in ilgisini çekmeyi başarmıştı. 
Sedef Serhat’ın beklemediği bir soru sordu.

“ Siz neden beni takip ediyorsunuz? Bu markete ne zaman gelsem peşimdesiniz ve gerçekten saklamaya çalışırken çok acemice kendinizi belli ediyorsunuz.”
!!!!!!...

Serhat şok oldu. Planları ikinci kez alt üst oluyordu. Bocaladı cevap veremedi kısa bir şokun içindeyken bu durumu kendi lehine çevirmesi gerekiyordu.

“ Evet sizin ilginizi çekmek için uzun zamandır bu saçma sapan girişimlerde bulunuyorum. Burada bunları size söylemem uygun değil. Çalıştığım yerde müşterilerle özel hayat hakkında konuşmamız yasak ama benim size söyleyeceklerim var eğer bana dışarda bu fırsatı verirseniz gerçekten mutlu olacağım.”


Şaşırma sırası Sedefteydi…

“ Bakın ben evli bir kadınım bana karşı böyle bir girişimde bulunmanız çok mantıksız ve bir o kadar da komik lütfen çevremde dolaşmayın. Güzelce uyarımı dikkate alıp vazgeçin. “

“ Ben sizin evli olduğunuzu ve daha bir çok şeyi zaten biliyorum. Bir süredir bize karşı ilgi duyuyorum ve evli olmanız benim bu duygularımı frenlemedi. Size bunları anlatamazsam gerçekten içimde kalacaksınız. Bana konuşma fırsatı verin lütfen. “


“  Anlatamadım sanırım evli bir kadınım ve sizinle bir yerde buluşmam söz konusu bile olamaz. İyi günler.”


Sedef’in sözleri Serhat’ın kalbine ok gibi girmişti. Yaraladı ama unutamayacağı bir de iz bıraktı.

 “Madem bana konuşma fırsatı vermiyorsun bende kendimi başka türlü anlatırım.”

Serhat hemen müdürün yanına gidip hasta olduğunu söyleyip erken çıkmak için izin istedi. Müdür fazla işin olmamasını da göz önünde bulundurunca izin verdi ve dinlenmesini yarında erken gelmesini söyledi.


Serhat’a bu izin çok yarayacaktı. Hemen kırtasiyeden bir kağıt kalem zarf alıp bir kafede kahve siparişini verip yazmaya başladı. Yazarken ara ara gözleri doluyor bazen de ona konuşma fırsatı vermediği için kızgın kızgın bakıyordu… 

Mektubu bitirdikten sonra zarfına koyup kahvesinden bir yudum daha alıp eve gitti…

6 Değerli Düşünce:

Meryem Durgut dedi ki...

ooov gözüme çarptı hemen okudum. harika gidiyosun canım, böyle devam :)

kar tanesi dedi ki...

bugün bir bölüm daha yazacam canım artık bitmeye yaklaştı uzatmadan sona kavuşturacam :)

kahve telvesi dedi ki...

Sonunu merakla bekliyorum ama söyliyeyim, gözüm tutmadı bu Serhat'ı :))

kar tanesi dedi ki...

İyi şeyler yapacağa benzemiyor haklısın canım :)

deeptone dedi ki...

aaaaa mektup yazacak.
allam hadi iyi şeyler olsun barik.
:)

kar tanesi dedi ki...

Söylenemeyen söze mektuptan baska care mi var deepm :))

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review