13 Mart 2013 Çarşamba

PİŞMANIM ÖLÜME KADAR-20

Kar'alayan Kübra yartaşı


Sedef kapısının önünde zarfı gördüğünde önce anlamadı hatta pek umursamadı. Alıp kenara koydu. Evde bir sürü iş yine Sedef’i bekliyordu. Evi toparlayıp yemek yaptıktan sonra çay demledi son zamanlarda yaptığı en keyifli iş yorgunluğun ardından tek başına içtiği kahve veya çaydı… 

Kış bitmiş bahar gelmişti. Güzel havalarda insanın içeride durası gelmiyordu. Ama Sedef dışarıdaki bakışlarda rahatsızlık içinde durmak yerine evinde mutlu olmayı tercih ediyordu. Çayından birkaç yudum aldıktan sonra aklına sehpanın üstünde duran zarf geldi. Yerinden kalkmadan uzanıp zarfı aldı. Kenarından yırtarak açtı. Okumaya başladı. 

Her satırda daha da şaşırıyordu. Mektup bittiğinde donuk gözlerle karşıya baktı.
“ Nasıl olur ben bu halimle bir insanı nasıl bu kadar etkilerim. Kocam bile artık benden kaçarken nasıl başka bir erkek bana yakın olmak için çırpınır.”

Bir yanan yazılanlara inanamıyordu etkilenmişti diğer yandan da bu işin sonu yok ben evliyim diye kendine hatırlatıyordu.

“Şimdi ne yapmalıyım? Kocam bunu bilmeli mi yoksa duysa da umursamaz mı? Amaaan o beni artık sevmiyor bile neden umursasın ki“

Evin içinde dört dönüyordu. Ne yapması gerektiğini bilemeden boş boş bakıyordu etrafa. Yüreğinde bir ağırlık bu işten nasıl çıkacağını düşünüyordu. Hazırlanıp markete gitmeye karar verdi. Hızlı adımlarla evden çıktı. Zaten yakın olan markete normalden daha kısa bir süre içinde varmıştı. İçeri girince Serhat’ı aradı gözleri. Birine de sormak istemiyordu.

 Hiçbir şey yokmuş gibi markette dolaşmaya başladı. Raflar arasında gezerken işine dalmış olan Serhat’ı gördü. Elindeki zarfı Serhat’a uzatan Sedef onun tepkisini merak ediyordu. Serhat hiç beklemediği bir anda Sedef ile karşılaştı. Heyecanından oracıkta bayılacaktı.

“ Serhat bey biraz konuşabilir miyiz? “

“Şeyy olur ama mesai sırasında konuşamam maalesef yasak…”

“ O zaman patronunuzdan izin alır mısınız?”

“ Peki gidiyorum şansımı denemeye…”

Serhat Sedef’in yanından uzaklaşırken dizlerinin bağı çözüldü yere yığılıp kalacak gibi hissetti. Müdürüne acil bir durum olduğunu bunun telafisini mutlaka yapacağını söyleyerek izin istedi. Müdürü en başta izin vermeye yanaşmasa da acil durum dediği için izin verdi.

 Serhat Sedef’in yanına dönüp izin aldığını ama marketten beraber çıkmasalar daha iyi olacağını söyledi. Sedef bunun üzerine marketten çıkıp hemen önündeki parkta beklemeye başladı. Serhat biraz sonra yanında belirdi. Daha rahat konuşabilecekleri bir banka oturup konuşmaya başladılar.


“ Size daha öncede söyledim Serhat bey ben evliyim ve sizin mektubunuzu kocamda bulabilirdi. Şansınız varmış ki ben gördüm ondan önce. İçinde yazdıklarınıza saygı duyuyorum içtenlikle yazmışsınız ama benim sizin için yapabileceğim bir şey yok. Bunu anlamanız ve benim çevremden uzaklaşmanız gerekiyor. Şu an burada konuşmamız bile hiç uygun değil ama insanlığınıza ve duygularınıza saygımdan sizinle konuşmak istedim. Lütfen vazgeçin…”

Sedef’in ağzından bu cümleler çıkarken yüreğinden de “ nolur vazgeçme beni ben bile sevmezken sen sevdin… beni sevmekten vazgeçme…” diyordu.

“ Sen bana Serhat bey diyorsun ama benden sana Sedef hanım dememi bekleme, ben sana siz de diyemem. O kadar içimdesin ki ben seni ötekileştiremem yabancılaştıramam. Evli olman bir an aklımdan çıkmıyor. Keşke zamanı geri alsak ve ben çıksam ilk karşına. Senden o kadar etkilendim ki aklımdan çıkaramıyorum. Adın rüyalarımda suretin hep sağ omzumda…senden vazgeçmemi bekleme benden …”

“ Ben size ne desem boş ne yaparsanız yapın tamam ama evliliğimi sarsacak bir şey yapmayın. İyi günler Serhat bey. “

Sedef kalkıp evine doğru yürümeye başladı. Gözleri dolu dolu yürürken arkasından bir ses geldi. Parkta bir sürü insan vardı ama bu sesi tanıdı.

“ SEDEFİM SENDEN ASLA VAZGEÇMEM BANA UFACIK BİR ÜMİT VER ÖMRÜMÜ AYAKLARININ ALTINA SEREYİM. SENİ ÇOK SEVİYORUM…”

“Sedef zaten ağlamaya yer arıyordu. Bu sözler iyice yüreğine işledi. Herkes onlara bakıyordu. Koşarak evine gitti. Daha kocası işten gelmemişti. O gelene kadar ılık bir duş alıp kendine gelmeliydi. 

Duşta bile aklında o sözler vardı. Kendi kendine tekrar edip duruyordu. “ sedefim seni çok seviyorum..” bu sözleri duymayalı ne kadar çok zaman olmuştu. Ne de çok özlemişti… duştan çıkıp üstünü giyerken kocası eve gelmiş ve odaya girmişti. 

Evliliklerinin ilk zamanları olsa hemen Sedef’e yanaşıp omzundan öperek Sedef’im benim inci tanem ne kadar güzelsin derdi ama şimdi kocası odaya girip
“Yemek var mı evde yoksa arkadaşlarla dışarda yiyeceğim” dedi.

Daha kocasına cevap vermeden aklından şunlar geçti. Bir yanda güya kocam ama laflara bak diğer yanda da bana yedi kat yabancı ama sözlerine bak…

“ Evet çorba ve tavuk var hazırlarım birazdan sofrayı…”

6 Değerli Düşünce:

melek bahar dedi ki...

Sedef'in zayıf olduğu mutsuz olduğu bir dönemde karşısına çıktı serhat. Bu karşısındakinin serhat yada başkası olması farketmezdi
Bu ilgiyi kocası ona gösterseydi onu da eskisi gibi severdi.
Ama sedef çok yaralı insaallah başka bir yıkım yaşamaz canım. Ama genelde böyle olan seylerin sonu hüsran...

kahve telvesi dedi ki...

Ama şimdi kafam karıştı benim...Serhat'a haksızlığı sen mi yaptın, yoksa ben mi :))

kar tanesi dedi ki...

Bu konuda evet haklısın canım her tercih bir diğerinden vazgeçiştir. Sedef'in de birini tercih etmesi gerekiyor..

kar tanesi dedi ki...

Serhat sadece seven bir yürekten başkası değil canım...

deeptone dedi ki...

serhat da pek cesurmuş ama sedef de ısrar etmesini bekliyo zaten.
hadi hayırlısı.
güzel şeyler olsun yaaa.
:)

kar tanesi dedi ki...

Sedef istemem yan cebime koy dyo yaa :))

Yorum Gönder

Yorum Yapmak ister misin..?

 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review