4 Şubat 2014 Salı

zzZ !

Kar'alayan Unknown 9 Değerli Düşünce

Önce gece uyur,
Sonra gözler ölür...
Ve
Karanlık, sessizce yürekleri nefessiz bırakır.
Ruh çekilir şehirden
Güneş ağlar.
Sesler kaybolur dalgalar arasında..
Onların vaktidir şimdi,
Rüyalar,
Çek beni götür bu alemden.
El ver yüreğim uyansın, 
El ver...

SADE VE DERİN KİTAP YORUMU

Kar'alayan Unknown 8 Değerli Düşünce

Kitabın Adı: Sade ve Derin           Yazarın Blogu: http://sadevederin.blogspot.com.tr/

Yazarı: Deep Tone ( Deeeep, dip dip, Dipsii Vs. :) )

Selamlar efendim, bugünler de nasip oldu. Sevgili Deep Tone'un kitap yorumunu da yazma şerefine ulaştım :)

Bilmeyenler ve adını duyupta tanımayanlar için söylemek istiyorum. Deep tone adlı bloggerımızın geçtiğimiz günlerde bir kitabı çıktı. Gözü korkutmayacak bir kalınlıkta olan kitabı 8 bölümden oluşuyor. bu 8 bölümünde içinde bölüm başlığıyla uygun olan 10 adet yazısı bulunuyor. Toplamda 80 adet denemeyle karşımıza çıkıyor.

Artık samimiyetten deep tone demiyorum ben ona deeepp ve türevleri olan kelimeler kullanıyorum. Yazımın içinde de böyle geçerse şaşırmayın yani :)

Alalı bir haftayı geçti ama kişisel işlerimden dolayı okuyup buraya düşüncelerimi yazmak ancak nasip oldu. Ele alınınca bir çırpıda bitirilecek bir kitap olmuş. sıkılmadım okurken, hatta tam olaya yeni girdi sanarken bir de baktım yazı bitmiş :)

Zaten deepin yazarlığına laf edecek biri yoktur. Kendisi maşallah kalemi ağlatan cinsten bir   zat-ı muhterem bu yüzden yazarlığı hakkında yorum yapmayacağım daha çok kitapta dikkatimi çeken noktalar üzerinde duracağım. Bu kitaba dair hoşuma giden şeylerden biri hiç bir yazısını daha önce okumamış olmam sanırım. Sıkılmadan okumamda bu da bir etken oldu.

Kitapta psikolojiye dair terimler geçmesi ayrıca dikkatimi çekmesine neden oldu. Algıda seçicilik oluşup o yazıyı daha da dikkatli okudum.

Deep o kadar geniş bir yelpazede bilgiye sahip ki ne ara bu kadar çok şeyi öğrendi ve aklında tutuyor diye hayret ettim. Her diziyi biliyor ve yeri geldikçe diziden örnekler vererek dikkatli bir izleyici olduğunu da kanıtlıyor. Sadece dizi değil film, müzik türleri ve grupları, kitaplar, sergiler vs... Ayrıca yine yazılarından gördüm ki 1960-70-80-90 ve 2000 leri her ayrıntısına kadar biliyor. ( Deep yaşın hakkında büyük soru işaretleri oluştu kafamda:) ) Sanki hepsini yaşamış ve bir oda dolusu anısı var hepsi hakkında. Olaylar arasında güzel karşılaştırmalarını sevdim.

Günümüz aşklarının sanal hayattan etkilenmesine çok güzel vurgu yapmış. [Aşkı yaşamamak için elimizden geleni yaptığımızı gördüm. Sonrada nerde o eski aşklar diyoruz.] Şu satırları kitaptan cımbızla çekip aldım hayatıma kattım.
" Kavga, kıskançlık, dedikodu, kötüleme ile uğraşmaktan sevmeye zamanımız kalıyor mu acaba?"

Facebook ve twitterın popularitesine değinen yazar bloggerları da yücelten cümleler kurmuş. Sevdim bunu :) Blog yazmak üretkenlik istediği için geyik ortamı oluşmadığını ya da çok az oluştuğuna değinmiş.


Ayrıca anladım ki Deep'in renklerle bir derdi var. Mavi gökler, mavi cenaze, kızıl cennet, kırmızı elektrik, umudun pembesi, mavi yelkenler, siyah orkideler, kara hafıza, kara Tanrıça... buna örnek olur sanırım :)

Bir yazısında beynimiz işine geleni hatırlar demiş ve istersek anılarımızı değiştirebileceğimizi söylemiş. Bu fikri hemen denemeliyim :)

Kitabı okumaya değer bence. En sevdiklerim arasına koydum bile bu kitabı. Yorum yazmakla bitmez en iyisi siz alın ve okuyun. Zaten kendisi bunu kâr amacıyla yapmadığı için kitap fiyatını çok düşük tutmuş. Ben 8 TL ye aldım. Bence bu kitap için çok komik bir fiyat hemen deeple irtibata geçip fiyatı yükseltmesini isteyeceğim :))

Ve onun kaleminden bir karalamayla bitireyim yazımı...Sevgiyle kalın :)

" Günahlar geceye aittir. Uyanmak sonsuzluğa ise dağların doruklarında olabilir sadece. Dağların zirvesine çıkarsam seni düşer misin yüksekten? Yaralı kanatların taşır mı seni?"

1 Şubat 2014 Cumartesi

Seven Sevdiğini Yerden Yere Vurmazsa Sevmiş Sayılmaz :)

Kar'alayan Unknown 11 Değerli Düşünce

İnsan severmiş. Sevdiğini de isterse vezir istemezse rezil edermiş. Yerden yere vurmadıkça sevdiğini belli edemezmiş.

Ben de seviyorum seni. Seviyorum ki yerden yere çarpıyorum. Mesela bana ilgi göstermen hoşuma gidiyor demek yerine sana felaket senaryolarıyla geliyorum ki kıskan koru beni ama sen sinirleniyorsun hıh ne var ki benim feci bir kaza sonucu öldüğümü düşünmekte gayet normal yani hayat bu :)

Bak mesela öyle çok seviyorum ve özlüyorum ki ama sana bunu demek yerine sana trip atıp peşimde koşmanı istiyorum.

Mesela kötü zamanlarında yanından uzaklaşarak stresten uzak duruyorum. Bu da senin için yani ben stres olsam sonra bu stres üzerime yapışıp kalsa sonra ilerde evlensek çocuğumuz olsa stresli bir annesi mi olsun yavrucağın yazık kıyamam ben ona. Çocuğumuzun sıhhati için senin kötü zamanlarında senden kaçıp, benim kötü zamanlarımda da sana atarlanarak tüm negatif enerjiden kurtuluyorum.

Bencil miyim? Aslaaaaa. Beraber olduğumuz fotoğraflarda ben güzelsem senin güzel olup olmaman mühim değil o fotoğraf sonsuza dek koruma altında olmalı ama ben güzel değilsem kesinlikle o fotoğrafın yok edilmesi gerekiyor sen taş gibi, manken gibi olsan da mühim değil. Çünkü düşünüyorum da mesela o fotoğrafımızı senin ailenden biri görse baksa off sen taş gibisin ama ben çirkinim. Demez mi güzelim oğlumuza alacağımız kıza bak ne çirkinmiş diye. Ben sana laf söz gelmesin, sana zevksiz denmesin diye çabalıyorum.

Bu hayatta her şey senin için. Kabul ediyorum bana attığın güzel mesajlardan bazen şımarıp sana gevşeklik yapıyorum. Mesela gece 04:09 da üşenmeyip bana 

" Ruhun mu ateş yoksa o gözler mi alevden? 
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu. 
Pervane olan kendini gizler mi alevden? 
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. 
Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse, 
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse, 
Her şey silinip kaybolurken nazarından, 
Yalnız o mavi gözlerinin nuru görünse... 

Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince, 
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince, 
İçimdeki azgın devi rüzgârlara attım, 
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. 
Gözler ki birer parçasıdır sende İlah'ın 
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın 
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin 
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin." 

yazdığın mesaja sabah "günaydın :)" yazarak karşılık vermem azcık odunluk olmuş olabilir ama yaratılıştan benim hamuruma romantiklik koyulmadıysa bu benim suçum olmamalı diimii ? :)

Neyse işte Seviyorum ki bu kadar düşünceliyim :) Her şeysin 
 

KAR TANESİ Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review